Yüzmenin Çocuk Gelişimi İçin Önemli Bir Yere Sahip Olduğunu Biliyor Muydunuz?



Bizler suyla anne karnında tanışıyoruz. Yaklaşık otuz altı hafta gibi bir süre boyunca oluşumumuz ve yaşama başlayışımız suyun içinde oluyor. Bu durum aslında bebeklerin suya alışık olduğunun bir göstergesidir. Suda doğumun sebebi, bebeğin anne karnında su ile yaşamaya alışık olmasıdır. Bebek doğarken bu ortamın anne karnına benziyor oluşu, çocuğun dış dünyaya adaptasyonunu kolaylaştırır.

Tedaviye Tam Uyum Şart

Bebekler doğduklarında veya ilk aylarında suya bırakıldığında kendi kendine suyun üstüne çıktıkları rahat nefes alabildikleri gözlemlenmektedir. İşte bu durum anne karnında su ile geçirilen zamandan kaynaklanmaktadır. Çocuklarımız dünyaya geldikten sonra su dışında bir yaşama alışmaya başlarlar. Bu süreç içinde, bazı çocuklar duş için su ile temas ettiğinde, ağlama veya duş almak istememe gibi tepki verebilirler.

Su, farklı bir yaşam ortamı olduğu için çocuklar ortam değiştirirken zorluk çektiklerinden dolayı bu tepkilerle karşılaşıyoruz. Bu süreç yaşanırken tek yapmamız gereken onları yavaş ve sakin bir şekilde rahatlatarak, kendilerini güvende hissettirmektir.

Bizler iki yaş öncesi çocuklarımızın yüzmeyi bilmesini hayat kurtarıcı olarak adlandırmaktayız. İki yaş sonrası çocuklarımız için ise artık suyun üstünde kalabilme eğitimi olarak adlandırırız. Yüzme, suyun üstünde kalabilme dışında bebek ve çocuk gelişimi için çok önemli bir yere sahiptir.

Çocuklar, yüzmeye hayatın çok erken dönemlerinde başlayabilirler. Bebekler, yürümeden, oturmadan, konuşmadan önce suyla tanıştırılabilir.

Yüzme, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimine katkısı olan bir spor dalıdır. Bu katkılardan bazıları şunlardır;
  • Hayattaki öğrenmelerimiz vücudumuzun aktif hareketleri aracılığıyla olur, böylece çocuğun beyni hareketler yoluyla gelişir.
  • Yüzme, fiziksel olarak tüm vücut kaslarını çalıştırırken, ayrıca bu kasları kontrol eden sinir hücrelerinin ve beyinin gelişimini de destekler.
  • Yüzerken, el, kol, sırt, boyun, kalça, bacak ve ayak kasları sürekli ve koordine şekilde çalışır. Bu yüzden kas ve iskelet sistemimiz doğru orantılı ve düzgün gelişim gösterir.
  • Çocuklar yüzerken, dengelerini yönetme becerisini öğrenmeye başlarlar. Dengesini korurken aynı zamanda hem dikey hem yatay olarak farklı yönlerde hareket etmeyi de deneyimlerler.
  • Dersler boyunca verilen talimatlar, alıcı dilin gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
  • Griffith Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, erken yaşlardan itibaren yüzme derslerine giren çocukların girmeyenlere oranla, motor becerileri ortalama yedi ay ileride görülmüştür. Bu sonuç, kaba motor becerilerden olan, yürüme, koşma, sıçrama, atlama, dönme, yuvarlanma gibi becerileri daha hızlı kazandıklarını ortaya koymaktadır.
  • Aynı araştırmanın diğer bir sonucu, yüzme derslerine katılan çocukların, sosyal ve duygusal gelişim açısından normal popülasyondan ortalama on beş ay ileride olduklarını göstermiştir. Buna ek olarak çocukların yaşadıkları stresin vücuda olan etkilerini azaltmada yüzmenin önemli bir yeri vardır.
  • Yüzmenin, büyüme döneminde olan çocuklarımızın, dikkat, karar verme, bellek, dili kullanma, öğrenme, muhakeme yeteneği, problem çözme gibi becerilerine olumlu etkisi bulunmaktadır.

Özetle, yüzmenin bedenimize olumlu etkisi olduğu gibi psikolojik gelişimimize de çok büyük bir etkisi vardır. Suyun gevşetici, huzur verici, stres alıcı etkileri tıpkı bizi olduğu gibi bebekleri ve çocukları da rahatlatır. Çocukların büyürken, dönem dönem yaşadıkları değişimler vardır. Çocukların bu değişimleri geçirdikleri süreye “büyüme atak dönemleri” diyoruz. Bu dönemlerde çocuklarımızın suyla bütünleşmesi hem onları sakinleştirecek hem de bu dönemleri kolay atlatmalarını sağlayacaktır. Yüzmenin, olumlu fiziksel ve psikolojik etkilerini göz önünde tutarak, bütün çocuklarımızı yüzme dersimize bekliyoruz!

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Spor bir milletin gençlerinin onu ayakta tutmasını sağlar.’